28 Aralık 2010 Salı

Cristian Nazarit


Yirmi yaşındaki Kolombiyalı genç yetenek Cristian Nazarit'i, ileriki yıllarda büyük kulüplerde oynarken görebiliriz.

Bugünlerde Kolombiya'nın en çok konuşulan futbolcusu Cristian Nazarit. Tarzı ile Kamerunlu oyuncu Samuel Eto'o'ya benzetilen Nazarit, ileride büyük kulüplerde forma giyebilir.

İndependiente Santa Fe'nin golcüsü, güçlü fiziği, direnci, arzusu ve oyuna katkısıyla Samuel Eto'o'nun gençlik yıllarını hatırlatıyor adeta. Yalnızca bu da değil; Nazarit, Eto'o kadar hızlı ve gol yollarında etkili. Üstün tekniği sayesinde duran toplarda da kalecilerin korkulu rüyası hâline gelen Nazarit, tüm bu yetenekleri sayesinde takımını da sırtlamış durumda. Independiente Santa Fe, şampiyonluğun en büyük adaylarından biri.

Tek rüyası Avrupa'da top koşturmak olan Nazarit'in bu rüyasını gerçekleştirmeye çok yakın olduğu ortada. Çünkü Avrupa'nın birçok büyük takımı, Nazarit'i yakın markaja almış durumda. Genç futbolcu bu performansını sürdürür ve gollerine devam ederse, önümüzdeki yıllarda adının büyük takımlarla anılacağı kesin.

goal.com

Guyon Fernandez


Ligimizde güçsüz oyuncuların ayakta kalamadığını onlarca milyon euroları çöpe attıktan sonra anladık artık. Makukula, Emenike, Niang derken moda hızla yayılıyor. Lacina Traore, Garra Dembele, Bony Wilfried kulüperimizin radarına giren yeni isimler.

Ancak bu isimlerin transferleri biraz masraflı olacak kulüplerimiz için. Çünkü peşlerine başka kulüpleri de takmayı başardı bu isimler son sezonlarındaki harika formları ile. Bizim önerimiz biraz daha gölgede kalmış bir isim. Guyon Fernandez. Uygun bonservis bedeli sözleşmesinin bu yaz bitecek olması sebebiyle komik rakamlara düşsede o Excelcior'un herşeyi.

Tarz olarak Emenike'ye daha yakın. Ancak o kadar skorer bir isim değil. Ama aşırı yıpratıcı bir oyuncu. Onun tek başına rakip defansı perişan ettiğini düşününce orta sahadan çıkarılacak hızlı isimlerle gole gitmek hiçte zor olmayacaktır.

Kesinlikle ligimiz için biçilmiş kaftan olduğunu düşündüğüm Fernandez, düşük maliyetiyle Anadolu kulüplerine göz kırpıyor.

Yıllarca bedavadan bu ligden para kazanan Herve Tum'u düşününce keşke Abdullah Avcı'nın elinde Guyon Fernandez gibi bir isim olsaydı diyorum içimden...

24 Aralık 2010 Cuma

Pathou Mulota Kabangu


Emenike, Makukula derken ligimizde siyahi forvet modası tekrar canlandı Amokachi'den sonra... Aslında bizim takımında böyle bir oyuncuya ihtiyacı yok değil. Bu yüzden Emenike'nin peşinede düştüler ama Karabükspor öyle birşey istemiş olacak ki, o gün bugündür Emenike kelimesi duymuyoruz kimselerden.

Ancak bu tarz oyunculardan bulmak çok zor değil. Daha uygun maliyetlerle, daha yetenekli isimler bulmak için çok fazla araştırma yapmamıza gerek kalmadı. Uluslararası Kulüpler Şampiyonası imdadımıza yetişti. Kupada İnter’le beraber final oynayan Mazembe’nin forvetleri Pathou Mulota Kabangu (24) ve Alain Djoko Kaluyituka (27) turnuva da epey etkili oldular.

Bizim önerimiz daha genç olması ve fizik olarak daha kuvvetli olması hasebiyle Pathou Mulota Kabangu… Kabangu fiziğini iyi kullanan, aynı oranda ayaklarına da hakim bir oyuncu. Transferi halinde rakip defans ikililerinden onu pasifize edecek bir ikili benim aklıma gelmiyor ligimizde. Çok faydalı olacağını düşündüğüm bir isim ve Afrika’dan oyuncu getirmek pek maliyetli olmuyor açıkçası…

Lorenzo Ebecilio


Ajax altyapısının son meyvesi. Yaşı 19 ve potansiyeli çok yüksek. Bu sezon ligde sadece 1 maçta görev almış. O da De Boer göreve geldikten sonra. Martin Jol görevden ayrıldıktan sonra göreve gelen De Boer'in yeteneğine güvenerek şans verdiği bir isim. Burada De Boer'i de tebrik etmemiz gerek. Forvetsiz kalmasa asla bir genci kadroya almayacak olan Hagi gibi T.D. lerle çalışan bizler için rüya gibi.

Ebecilio'ya gelirsek, kuvvetli, hızlı, şutör bir kanat oyuncusu. İkili mücadelelerde ayakta kalan, yere sağlam basan ama topu ayağına aldığında da hızla atağa kalkan, bileklerine hakim bir isim. Ligde aldığı 70 dk. dan sonra kupa maçına da 11 başlamayı hakeden Ebecilio, AZ Alkmaar karşısında da izleyenleri kendisine hayran bırakacak bir performans sergiledi. Performansını golle süsleyememesine rağmen etkili şutları, isabetli ortaları ile Avrupalı birçok devin peşinde olduğu AZ Alkmaar'ın Arjantinli file bekçisine korkulu anlar yaşattı.

Henüz 19 yaşında olan ve yeni yeni şans bulmaya başlayan Ebecilio, devre arasında yapılması beklenen yeni T.D. atamasından sonra tekrar Ajax II takımına dönebilir. Şansının yaver gitmesi ve takımda kalması durumunda da birkaç milyon euro karşılığında kadroya katılabilecek bir oyuncu.

Yabancı sınırlaması olmasa Arda'yı bugün satar, Ebecilio'yu oraya monte ederdim...

16 Aralık 2010 Perşembe

Boris Rieloff


Onu görünce aklıma hemen Perez geldi. Saçlar, görünüş çok andırıyor eski göz ağrımızı. Mevkilerde aynı. O bizi hayran bırakan driplingler de.

Savunmadaki müdahaleleri Bülent Korkmaz tadında. Driblingleri ise Sabri’den geri kalmaz. Devamlılığı olan ve sert oyunu seven bir isim. Geçen sezon sadece 2 maç kaçırdığını ekleyeyim hemen.

Geride kalan sezondaki istatistiklerini veriyorum, şaşırmayın sakın. Çıktığı 32 maçta 6 gole imza atarken tam 13 tane de asist yapmış bir “sağ bek”.

26 yaşındaki oyuncunun bonservisi 1.5 M Euro civarı. Cezbedici değil mi?

Macnelly Torres



Galatasaray’da Cana’nın yanında görmek isteyeceğim ilk isimlerden biri. Kuvvetli fiziği ve harika bileği sayesinde her takımın orta sahasında görmek isteyeceği bir isim.

Orta sahanın ortasında oyun kurucu olarak oynuyor. İğne deliğinden geçirircesine attığı paslar ve güçlü fiziğiyle takımını orta sahada oldukça rahatlatıyor. Baros ve Pino gibi oyunculara sahip takımımızda çok iş yapacağını tahmin etmek çok zor değil.

Yaşı 26. Colo Colo’da da Milli Takımda da 10 numarayı giyiyor. Fiziksiz, kolay devrilen ve ruhsuz oyunculardan sıkılan taraftara ilaç olacak bir oyuncu.

Severo Meza




Meksika Liginin en büyük kulüplerinden biri olan Monterrey’in sağ beki. Sağ şeridi etkili bir şekilde kullanıyor. Sık sık ileri çıkmasına rağmen hızla bölgesine dönüp asli görevini de aksatmıyor.

24 yaşındaki oyuncu bu sezonu şampiyon tamamlayan takımının önemli isimlerinden. Takımımızda o bölgede Sabri varken, pek ihtiyaç duyduğumuz bir isim değil ama ihtiyaç halinde rahatlıkla o bölgeye konulabilecek bir isim.

Yacine Brahimi


Onu U-17 maçlarında görmüştüm ilk defa. Zaten hemen dikkat çekiyor. Yüksek tekniği ile. Potansiyeli çok yüksek bir oyuncu. Genelde orta sahada oyunu yönlendiren oyuncu o oluyor. Bazen de sol kanatta değerlendiriyordu hocası. Ta o zamanlardan iç geçirmiştim. Aynı Aliyev de olduğu gibi. Onu dillendirmemenin pişmanlığıyla Yacine Brahimi'nin yazısını yazmak istedim. Çok geç olmadan.

Oyunu yönlendirme, top tekniği üst düzeyde. Fizik olarak zayıf görünmesine rağmen ikili mücadelelerde kolay yıkılmayan bir oyuncu. Özellikle kanatta oynadığı maçlarda rakipler onu durduramıyor. Göbekte oynadığı zamanlarda ise top adeta ayağına yapışıyor. Rakiplerini çok rahat geçiyor. Ve isabetli pas tercihlerine sahip.

Şuan ki durumundan ziyade yüksek potansiyeli sebebiyle önerdiğim bir oyuncu Brahimi. Birkaç yıla kadar adından daha çok söz ettireceğini düşünüyorum. Fizik açıdan biraz daha kuvvetlendiği an Lyon'un yolunu tutması işten bile değil. O yüzden değeri 1,5 M Euro civarıyken almakta fayda var diye düşünüyorum. Mevcut on yabancı kararı göz önüne alındığında +2 için ondan daha iyi bir alternatif olamaz diye düşünüyorum...

Francisco Acuña


Miroslav Stoch'u kaçırdığına üzülen taraftarlar için güzel bir öneri. Bileklerine hakim ve hızlı bir oyuncu. Sağ kanadı çok etkili kullanıyor. Takımını hızla atağa kaldırıyor. Boyu kısa ama fizik açısından rakiplerinden geri kalmıyor. Bu onun için bir dezavantajdan ziyade adam geçmede avantaj yaratıyor. Stoch’dan tek eksik tarafı çok fazla şutör olmaması.

Yaşının 22 olduğunu ve 3. sezonunu tamamladığı takımının en önemli oyuncularından biri olduğunu da hatırlatalım.

Değeri 500,000 Euro yani çok makul. Bir sezonda değerini en az ona katlayacağını söylemek abartı olmaz.

Sekou Oliseh


Sağ kanadı çok etkili kullanan bir isim Oliseh. Ve henüz 20 yaşında. Atakların birçoğunda var. Çok hareketli ve ayaklarına hakim bir oyuncu. Kolay adam geçmesine hızını da eklemesi onu öne çıkaran özelliği. Bu sayede Wagner Love ve Doumbia’nın işini epey kolaylaştırıyor.

Transferi halinde Abdulkader Keita sonrası Serdar Özkan ve Aydın gibi isimlere kalan sağ kanadı tekrar hayata döndürecek bir isim. Genç yaşı da maliyetini rahatlıkla tolere edebileceğinin bir göstergesi. İbricic vs gibi isimlere 6-7 M Euro ların ödeneceğinin söylendiği şu günlerde kesinlikle dikkate alınması gereken bir isim.

Rus kuluplerinin bizden epey oyuncu istediği düşünülürse bir takas gündeme gelebilir. Ben şahsen Misimovic ile takası kabul etseler bir dakika dahi düşünmem...

Danilinho


Bana göre Jaguares'in herşeyi. Fenerbahçe için Alex neyse o. Ancak Alex’in biraz daha fazla koşanı. Takımının bütün pozisyonlarının içerisinde neredeyse.

Aslında ona bir mevki biçmek yanlış olur. Hem inisiyatif alıp oyunu yönlendirecek yeteneğe, hem de bizzat pozisyonlara girerek skora katkı yapacak bitiriciliğe sahip bir isim.

Galatasaray’da Hagi’den sonra gelen her ismin onunla kıyaslanmasının da etkisiyle bir türlü istenilen verimin alınamadığı yaratıcı orta saha oyuncusu ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip.

Ayrıca Lincoln, Elano, Misimovic gibi pahalı denemelerden sonra 2011 yazında bitecek sözleşmesi ile gayet ekonomik de bir seçim. Henüz 23 yaşında olduğu bilgisini de ekleyerek kaçırılmaması gerektiğini yineleyelim.

Michael Arroyo


Ekvator’un en büyük kulüplerinden biri olan ve gerek Milli Takıma seçilen gerekse Avrupa’ya açılabilen birçok oyuncunun yetiştiği Emelec’te yetişti.


2007’de, en basitinden tanıdık olarak Emiliano Insua ve Pablo Pino’nun da yıldızlaştığı, Martin Caceres, Edison Cavani, Alexandro Pato, Ever Banega, Angel Di Maria gibi isimlerin de forma giydiği Güney Amerika Gençler Şampiyonası’nda, muhtemel A Milli Takımda da beraber seneler geçireceği daha önce bahsettiğimiz Jaimo Ayovi, Felipe Caicedo, Alexander Dominguez gibi isimlerle birlikte forma giydi.


Turnuva sonrasında tam da profesyonel kariyerine daha da güçlenmiş olarak devam etmek üzereyken, lig maçından sonra yapılan testlerde kanında marihuana maddesine rastlanınca altı ay ceza aldı. 2009’da Deportivo Quito’ya geçti, cezanın ardından ölü toprağı üstünden arttı, forma giydiği 13 maçta 6 gol atarak tekrar adından söz ettirdi.


Mayıs ayında Meksika’ya karşı oynanan özel maçta forma giydi. Manchester United’a giden Javier Hernandez, Dünya Kupasında yıldızı parlayıp West Ham yolunu tutan Barrera, Deportivo’lu Guardado gibi oyunculara karşı oynadı ve maçın yıldızı seçildi. Sonrasında ise bu sezon başında özellikle Ekvator üzerinde bir hâkimiyeti olan Meksika Ligi’nde boy gösteren San Luis’e transfer oldu. Oynadığı beş maçta bir gol atarken, üçte asist yaptı.

Meksika’da da aynı çizgisini devam ettiriyor Ekvator’lu oyuncu. Peki nedir onu önemli kılan ve kılacak özellikleri?

Emelec’te genellikle sol ve sağ kanatta oynarken, Quito’da forvet olarak da görev yaptı. Hücum hattının her bölgesinde oynayabiliyor, ancak kanatlarda daha başarılı oluyor. Yattara ve Keita gibi ofansta çok etkili olabilir, ancak onlardan farklı olarak şova kaçmıyor, aldığı her topta imkân bulabildiği kadar ceza sahasına inmeyi düşünüyor. Çalımlarını kendisi için değil takım için atıyor. Her iki ayağıyla gerçekten etkili şutlar atabiliyor.


Onu diğer ofansif oyunculardan farklı kılan ise takım oyununa daha adapte ve yatkın olması. Ki, Ekvator, Meksika, Kolombiya, Peru gibi Amerika kıtası ülkelerinin oyuncuları, Arjantin ve Brezilya’nın ofansif oyuncularına nazaran sahada daha dik duran, daha çok çalışma azmi olan, taktik disipline daha bağlı oyuncular. Pablo Pino’nun da Keita’dan farkını oynadıkça görüyoruz. Keita elbette daha çok tribünlerin adamıydı, ancak Pino bir takım adamı. Arroyo’da bu tarz bir oyuncu. Topsuz oyunda boş durmayı sevmeyen, çalışma oranı yüksek, gerektiğinde kendi ceza sahasına kadar adam kovalamayı, hatta gerektiğinde son maçta olduğu gibi kırmızı kart görebilecek kadar hırslı bir oyuncu.

Henüz 23 yaşında; elbette bizim de şu an için kanatlara bu tarz bir takviye ihtiyacımız olmayabilir. Lakin isminin bir kenarda tutulması ve izlenmeye devam edilmesi gerektiği için bu sayfalara not düşmeyi uygun gördük.

Fábio Deivson Lopes Maciel


Bir takımın başarılı olması için ne gerekir diye kime sorsanız takım iskeletinden başlar anlatmaya. Önce takımın isketeti kurulur. Daha sonra ise bu iskeletin üzerine yeni takım inşa edilir. Ve takımın ne ölçüde başarılı olacağıda çoğunlukla iskeleti oluşturan oyuncuların kalite ve form durumları ile doğrudan bağlantılıdır.

Takım iskeletini ilk halkası kalecidir. Ve iskelet kaleciden başlayarak şekillenir. İskeletin ikinci halkası olan stoperlerin performanlarına çok fazla etki eder kaleciye güven. Arkalarında iyi bir kaleci olduğuna inanan stoperlerin rahat top yapmaları ve daha fazla orta saha ve ileri destek vermeleri de iskeletin sağlıklı işlemesi ve takım oyunu üzerinde oldukça etkilidir.

Zaten dikkatle bakıldığında başarılı olmuş takımların kalelerinde mutlaka üstün performanslar sergilemiş kaleciler bulunmuştur. Chelsea nın rakip tanımadığı yıllarda Cech, Real Madrid in ardarda Avrupa da topladığı yıllarda Casillas performansları ile izleyenleri büyülemişlerdir. Bu örnekler rahatlıkla çoğaltılabilir.

Kendi kaleci tarihimize de göz atarsak, Galatasaray ın Avrupa Kupalarında başarıdan başarıya koştuğu dönemlerde kalesinde Taffarel olduğunu görürüz. Yine milli takımımızın 2002 Dünya Kupasında üçüncü olduğu dönemde kalde Rüştü nün harika ve Barcelona ya transfer yapmasını sağlayacak performanslar akıllara gelecektir...

Bu sıralar Güney Amerika da Libertodores Kupasının final maçları oynanıyor. Libertadores Güney Amerika nın Şampiyonlar Ligi ve finaldeki takımlardan biri Cruzeiro. Harika bir turnuva geçiren Cruzeiro nun başarısındaki kilit oyunculardan biri de kalecileri Fabio. Cruzeiro nun finale çıkmasının ve finalin ilk maçında Estudiantes karşısında takımın gol yememesinin ve deplasmandan golsüz beraberlikle dönülmesinin nedeni kaleci Fabio nun harika performansından başka birşey değildi.

Juan Sebastian Veron un yönetmenliğinde harika hücum aksiyonları ortaya koyan Estudiantestakımına tek başına dur diyen ve takımının kupa final serisinde çok büyük bir avantaj elde etmesini sağlayan Fabio, iskeleti ayakta tutan en önemli halka olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Tam adı Fábio Deivson Lopes Maciel. 28 yaşında. Bir kaleci için genç sayılabilecek bir yaş. Dört kez Brezilya Milli Takımı forması da giyen kalecinin 2009 Aralık ında sözleşmesi sona eriyor. Başarı isteyen ve sağlam bir takım iskeleti oluşturmak isteyenlerin düşünmeden kadroya koyabilecekleri bir isim.Çevikliği ve refleksleri çok iyi bir kaleci. Bazen inanılmaz golleri çıkaran kaleci maç içerisinde üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. En kolay şekilde 'Maç çeviren bir kaleci' olarak rahatlıkla tanımlanabilir.

Çizgiye çok hakim ve cepheden ona gol atmak çok zor. Harika performanslar sergileyen ve kısa zamanda Avrupa ya transfer yapması beklenen Estudiantes forveti Boselli onu geçmeyi başaramadı. Kullandığı mavi renk dişlikleri ile dikkat çeken Fabio birçok Avrupa takımında rahatlıkla oynayabilecek bir kaleci. Aralık ta bonservisi elinde olacak kaleci uzun süreli ve iyi paralar kazanabileceği bir kontratı kolaylıkla kabul edecektir.

Avrupada başarı isteyen büyükler veya Anadolu dan bir şampiyon çıkarmak isteyen diğer kulüpleriçin bedava ve harika bir öneri. Başarı isteyen yöneticilere duyurulur...

Santiago Damian Garcia


Son dönemde en sık duyduğumuz cümlelerden biri “Dünyada klasik on numara kalmadı” Aslında haksız da sayılmazlar. Ronaldinho, Deco, Alex, Lincoln derken birçoğunun yavaş yavaş tedavülden kaktığını görüyoruz. Ve artık takımlar daha çok koşan, daha çok mücadele eden ve aynı zamanda teknik kapasitesi yüksek oyunculara yöneliyorlar. Ben de böyle bir isim önereceğim şimdi.

Santiago Damian Garcia. Henüz 18 yaşında olmasına rağmen Nacional takımının en değerli isimlerinden biri olmuş bir yetenek. Lakabı 'El Murro' yani 'Küçük Çocuk'. Bunun nedeni ise bir sene önce takımın altyapısına katılmasına rağmen hemen A Takıma yükselerek genç yaşına rağmen şans bulması. Yeteneği Milli Takım kurmaylarının da dikkatini çekti. Ve L'Arcadia Turnuvasına katılacak Uruguay U-20 takımının kadrosuna davet edildi. Turnuvada da yeteneklerini sergileyen genç oyuncu takımının turnuvayı 3. bitirmesinde büyük rol oynadı.

Asıl mevkii Forvet - Forvet Arkası olan oyuncu kendisini bir 'takım oyuncusu' olarak tanımlıyor. Zaten onu izlediğinde bu tanımın ne kadar doğru olduğuna siz de kanaat getiriyorsunuz. Güçlü fiziğini mücadeleci yapısı, hızı ve tekniğiyle birleştiren genç oyuncu sık sık orta alana gelerek arkadaşlarına yardım ediyor. Onlardan aldığı topları ise üstün tekniği sayesinde kolayca üçüncü bölgeye tasıyarak çok sayıda asiste de imza atıyor.